May 05

Study: Law is in constant transformation. If you do not follow its steps every day, every day you will be less a Lawyer.
Think: Law is learnt by means of studying, but is exercised by means of thinking.
Work: Advocacy is an arduous fatigue to the service of Justice.
Fight: You must fight for the Law; but in that day when Law and Justice come to conflict, fight for Justice.
Be Loyal: Loyal to your client, whom you mustn’t abandon until you learn he is unworthy of you. Loyal to the judge, whom ignores the facts and must trust your word; and, in regard with the Law, he must, sometimes, trust the one you invoke.
Tolerate: Tolerate the other’s truth as much as you want your truth to be tolerated.
Be Patient: Time takes revenge from those things that are made without its collaboration.
Have Faith: Have faith in Law, as the best instrument in order for human beings to live together; in Justice as the normal destiny of Law; in Peace, as a good-natured substitute for Justice; and, above all, have faith in Liberty, without which there is no Law, nor Justice, nor Peace.
Forget: Advocacy is a fight amongst passions. If in every battle you were to fill your soul with rancor, there will come a day in which your life will be impossible for you. Once combat is over, forget your victory as soon as your defeat.
Love your Profession: Try to consider advocacy in such a way that, at the time your son asks your advice regarding his destiny, you consider it an honor to advise him to be a Lawyer.

Çalış: Hukuk sürekli bir değişimdir. Hukukun basamaklarını (değişimini) her gün takip etmezsen, her gün daha az avukat olursun.

Düşün: Hukuk çalışılarak öğrenilir, düşünülerek pratik edilir.

İş/Çalışma: Avukatlık adalete hizmet eden, gayret isteyen bir yorgunluktur.

Savaş: Hukuk için savaşmalısın ama adalet ve hukuk birbiriyle çelişirse, adalet için savaşmalısın.

Sadık ol: Seni hak etmediğini öğrenene kadar terk etmemen gereken müvekkiline sadık ol. Gerçekleri göz ardı eden senin söylediklerine ve bazen senin savunduğun kişiye güvenmesi gereken hakime sadık ol.

Tolerans göster: Doğrularının tolere edilmesini ne kadar istiyorsan, başkalarının doğrularını da o kadar tolere et.

Sabırlı ol: Zaman, işbirliği olmadan yapılan şeylerden intikamını alır.

İnançlı ol: İnsanların bir arada yaşaması için en iyi araç olan hukuka inan. Hukukun temeli olan adalete inan… Hepsinden de öte özgürlüğe inan, ki o olmadan ne barış, ne adalet, ne de hukuk var olabilir.

Unut: Avukatlık tutkuların ötesinde verdiğin bir savaştır. Eğer girdiğin her savaşta ruhunu kinle doldurursan, bir gün gelecektir ki, hayatın yaşaman için imkansız bir hal alacaktır. Bu mücadele bittiğinde, yenildiğin anda zaferlerini unut.

Mesleğini sev: Avukatlığı şöyle yorumla: Çocuğun senden geleceğiyle ilgili nasihat istediğinde ona “avukat ol” demek senin için bir onur olsun. __________________

written by admin

May 05

SORUMLULUKLARINIZ

Son dönemde hasta haklarının yanında bir de �Hasta Sorumluluğu� kavramı ortaya çıkmıştır. Henüz bu kavramın, içeriği ve kapsamı ortaya konmamıştır. Ancak genel olarak, hastanın bir sağlık kuruluşuna başvurmadan ve başvurduktan sonraki süreçte yerine getirmesi gereken ödev ve yükümlülüklerdir diye tarif edilebilir. Hastanın sorumluluklarını boyutlandırmamız mümkündür. Kısaca maddeler halinde sıralayabiliriz:

1. Genel Sorumluluklar

1.1. Kişiler kendi sağlığına dikkat etmek için elinden geleni yapmalı ve sağlıklı bir yaşam için verilen tavsiyelere uymalıdır.

1.2. Kişi uygunsa kan verebilir ya da organ bağışında bulunabilir.

1.3. Basit durumlarda kişiler kendi bakımlarını yapmalıdır.

2. Sosyal Güvenlik Durumu

2.1.Hasta; sağlık, sosyal güvenlik ve kişisel bilgilerindeki değişiklikleri zamanında bildirmek durumundadır.

2.2.Hasta; sağlık karnesinin (Bağ-Kur, Yeşil Kart gibi) vizesini zamanında yaptırmak zorundadır.

3. Sağlık Çalışanlarını Bilgilendirme

3.1.Hasta; yakınmalarını, daha önce geçirdiği hastalıkları, yatarak herhangi bir tedavi görüp görmediğini, eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve tüm sağlığıyla ilgili bilgileri tam, eksiksiz vermelidir.

4. Hastane Kurallarına Uyma

4.1. Hasta; başvurduğu sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uymalıdır.

4.1.Hasta sağlık Bakanlığı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarınca belirlenen sevk zincirine uymalıdır .

4.2.Hastanın; tedavi, bakım ve rehabilitasyon sürecince sağlık çalışanları ile işbirliği içinde olması beklenir.

4.3.Hasta; randevulu hizmet veren bir sağlık tesisinden yararlanıyorsa randevunun tarih ve saatine uyması ve değişiklikleri ilgili yere bildirmesi gerekir.

4.4. Hasta; hastane personelinin, diğer hastaların ve ziyaretçilerin haklarına saygı göstermelidir.

4.5. Hasta; hastane malzemelerine verdiği zararları karşılamak zorundadır.

5. Tedavisi İle İlgili Önerilere Uyma

5.1.Hasta; tedavisi ve ilaçlarla ilgili tavsiyeleri dikkatle dinlemeli ve anlayamadığı yerleri sormalıdır.

5.2.Hastanın; tedavisiyle ilgili önerilere uyum sağlayamama durumu söz konusu ise bunu sağlık çalışanına bildirmesi gerekir.

5.3.Hasta sağlık bakım ve taburculuk sonrası bakım planını beklendiği gibi doğru anlayıp anlamadığını belirtmesi gerekir.

5.4.Hasta; uygulanacak tedaviyi reddetmesi veya önerilere uymamasından dolayı doğacak sonuçlardan kendisi sorumludur.

__________________

written by admin

May 05

HAKLARINIZ

İnsan, sadece insan olmasından dolayı doğuştan bazı hakları kazanarak dünyaya adımını atmaktadır. Hak kavramı evrensel bir kavramdır. Kısaca hak; “hukuk kurallarının kişilere tanıdığı yetki”olarak tanımlanabilir.

İnsan hakları ilk kez 1215 yılında İngiltere’de tanınmıştır. Resmi olarak 18. yüzyıl sonlarında Amerikan Haklar Bildirgesi ve 1789 Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Evrensel Bildirgesi yayımlanmıştır. Birleşmiş Milletlerin kurulmasıyla insan hakları evrensel hale geldi. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi yayınlandı. Buna göre; herkesin özgür, onurlu, hakları bakımından eşit oldukları belirtilmektedir.

İnsan haklarını kısaca; tüm insanların her açıdan doğuştan eşit ve özgür olması diye tarif etmek mümkündür. Söz konusu bu özgürlük, başkalarının haklarına saygılı olmak ve bu hakları çiğnememe zorunluluğu ile dengelenmiştir. Çeşitli insan hakları bulunmaktadır. Hasta hakları da temel insan haklarından birisidir.

1) Hizmetten genel olarak faydalanma:

Adalet ve Hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlık hizmetlerinden faydalanma. Irk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, felsefi inanç,ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınmadan hizmet alma hakkı vardır.

2) Bilgilendirme ve bilgi isteme:

Her türlü sağlık hizmetinin ve imkanının neler olduğunu öğrenmeye ve sağlık durumu ile ilgili her türlü bilgiyi sözlü veya yazılı isteme hakkı vardır.

3) Sağlık kuruluşunu ve personelini, seçme ve değiştirme:

Sağlık kuruluşunu seçmeye, değiştirmeye ve seçtiği sağlık tesisinde verilen sağlık hizmetlerinden faydalanmaya, sağlık hizmeti verecek vermekte olan tabiplerin ve diğer sağlık çalışanlarının kimliklerini, görev ve unvanlarını öğrenmeye seçme ve değiştirmeye hakkı vardır.

4) Mahremiyet:

Gizliliğe uygun bir ortamda her türlü sağlık hizmeti almaya hakları vardır.

5) Reddetme, durdurma ve rıza:

Tedaviyi reddetmeye, durdurulmasını istemeye, tıbbi müdahalelerde rızasının alınmasına ve rıza çerçevesinde hizmetten faydalanmaya hakkı vardır.

6) Güvenlik :

Sağlık hizmetini güvenli bir ortamda almaya,

7) Dini vecibeleri yerine getirebilme :

Sağlık tesisinin imkanları ölçüsünde ve idarece alınan tedbirler çerçevesinde, dini vecibelerini yerine getirmeye hakkı vardır.

8) İnsani değerlere saygı gösterilmesi, saygınlık görme ve rahatlık:

Saygı, itina ve ihtimam gösterilerek, güler yüzlü, nazik, şefkatli bir ortamda, her türlü hijyenik şartlar sağlanmış gürültülü ve rahatsız edici bütün etkenler giderilmiş bir sağlık hizmeti almaya hakkı vardır.

9) Ziyaret ve refakatçi bulundurma:

Sağlık tesislerince belirlenen usül ve esaslar çerçevesinde ziyaretçi kabul etmeye ve mevzuatın ve sağlık tesisinin imkanları ölçüsünde ve hekimin uygun görmesi halinde refakatçi bulundurmaya hakkı vardır

10) Müracaat, şikayet ve dava hakkı:

Haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü başvuru, şikayet ve dava hakkını kullanmaya hakkı vardır.

written by admin

May 05

EYS Nedir?
“EYS” Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu , genellikle çocuğun velayeti ile ilgili anlaşmazlıklarda ortaya çıkan bir bozukluk-hastalık-rahatsızlıktır. En temel göstergesi, çocuğun diğer ebeveyne karşı haksız bir iftira ve karalama kampanyası içinde olmasıdır. Programlayan (beyin yıkayan) ebeveynin aşıladıkları ile çocuğun kendi katkılarının karışımı sonucu, hedeflenen ebeveyni kötüleme şeklinde ortaya çıkar.”

Temelde bunun anlamı, dile getirilen veya getirilmeyen düşünceler, hareketler, tavırlar ve davranışlar ile bir çocuğun duygusal tacize-saldırıya maruz bırakılmasıdır. Çocuğun beyni yıkanarak diğer ebeveyninin düşman olduğunu zannetmesi sağlanır. Bu, çocuğun önünde diğer ebeveyne kötü sözler sarfetmekten, diğer ebeveyn ile görüşmesinin engellenmesine, bunun için önceden başka faaliyetler hazırlanmasına kadar uzanır.

Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromunun başlıca belirtileri

EYS’nun bir çok belirtileri var. Bunları mutlaka tanımamız gerekiyor.

1. Evlilik sorunlarından ve boşanma nedenlerinden (tabi kendi bakış açısıyla) çocuğa bahsetmek EYS’dir. Diğer ebeveyni çocuğuna ‘parasal sorunlara neden olmak’, ‘yuvayı yıkmak’, hayat tarzının değişmesine neden olmak’, ‘başka biriyle ilişki kurmak’ gibi konularda suçlar. Çocuk, “Bir de diğer tarafı dinleyeyim” diyecek yaşta değildir. Dinlese de sürekli olarak Yabancılaştırıcının kontrol, etki ve telkinleri altında olduğundan ister istemez Yabancılaştırıcının söylediklerini olduğu gibi alıp onun gibi düşünmeye şartlanır. Yabancılaştırıcı ise, genellikle “sadece çocuğa dürüst olmak istediği” tezini ileri sürer. Bu davranış aslında çocuk için yıkıcı ve acı vericidir. Yabancılaştırıcı ebeveynlerin en çok kullandıkları ve en garantili yabancılaştırma yollarından biri budur.

2. Mahkeme kararına rağmen çocuğa diğer ebeveynle görüşüp görüşmemekte serbest olduğunu söylemek. Böylece hem çocuk “kendisine seçenek tanımayan taraf” olarak sunulan diğer ebeveyni suçlayacak, hem de çocuğunu özleyen diğer ebeveyn bir yandan olayın kurbanı olurken, çocuğunu görmeyi başarsa bile kızgın bir çocukla karşılaşacaktır. Bu yöntem de en çok kullanılanlar arasındadır.

3. Çocuğun şahsi eşyalarını diğer ebeveynin bulunduğu eve götürmesini engellemek

4. Diğer ebeveynin çocuğun okuluna veya sosyal / sportif faaliyetlerine ulaşmasını engellemeye kalkışmak.

5. Çocuğun ihtiyaçlarını düşünmeden diğer ebeveyn ile görüşme günleri konusunda esnek davranmamak. Diğer ebeveynin görüşme günlerine denk gelecek şekilde çocuğu için başka programlar organize etmek. Elbette, hedeflenen ebeveyn buna itiraz edince onu “düşüncesiz” ve “bencil” diye nitelemek.

6. Ebeveynlerinin birinden birini seçmesini istemek. (Bu davranış, çocukta çaresizlik hissi ve çok büyük ıstırap yaratır.)

7. Bir ebeveyn çocuğuna “hayır” dediğinde, disiplin kurmaya çalıştığında, çocuğun önce kızgınlık duyması normaldir. Ancak çocuktaki bu kızgınlık bir türlü geçmiyorsa EYS’den şüphelenebilirsiniz. Çocuklar fırsat verildiğinde affederler ve affedilmek isterler.

8. Eğer çocuğunuz sizinle mutlu zamanlarını hatırlamadığını söylüyor veya sizinle ilgili hoşlandığı hiçbir şeyden söz etmiyorsa şüphelenmeye başlayınız.

9. Çocuğunuz kızgınlığının nedenlerini açıklamakta zorlanıyorsa şüphelenmeye başlayınız.

10. Bir ebeveynin (diğer ebeveyne karşı) çocuğu ile arasında sırlar, özel işaretler, özel anlamlar yüklenmiş sözcükler vs kullanması çok yıkıcıdır ve EYS’nu körükler.

11. Çocuğa diğer ebeveyn hakkında bilgi edinmek için casusluk yaptıran Yabancılaştırıcı ebeveyn, o bilgiyi de diğer ebeveyni çocuğun karşısında küçük düşürücü şekilde kullanır.

12. Diğer ebeveyn ile iyi vakit geçirmesine reaksiyon gösteren, üzüldüğünü belli eden ebeveyn, bu davranışıyla çocuğun suçluluk hissetmesine neden olur. Diğer ebeveyn ile de iyi vakit geçirmesinde hiçbir mahsur olmadığı halde çocuk sonuçta kendini diğer ebeveynden geri çekmeye başlar.

13. Çocuğu diğer ebeveyn ile ilgili imiş gibi gösterilen “hayali” bir tehlikeden kurtarıyormuş gibi yapmak. Bu davranış, çocuğun beyninde bir “tehdit” veya “tehlike” yanılsaması yaratır. Bu da yabancılaştırmayı körükler.

14. Diğer ebeveynden mahkeme kararlarına aykırı isteklerde bulunmak

15. Çocuğun diğer ebeveynle yaptığı telefon konuşmalarını dinlemek

16. Babalara not: Eğer çocuğunuza verdiğiniz sözleri tutmazsanız bu kez siz onun size yabancılaşmasına neden olursunuz

http://www.bosanmisbabalar.com/ sitesinden alınmıştır.

written by admin

May 05

ÇOCUK İHMALİ VE İSTİSMARI

 

 

ÇOCUK İHMALİ VE İSTİSMARI
Çocukların yetişme sürecinde çevre ve özellikle baba ile kurduğu ilişkilerden çıkardığı sonuçlarla davranışlarını biçimlendirir.
Çocuk ihmali; çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimi için gerekli olan ihtiyaçların karşılanmamasıdır.
Çocuk istismarı ise çocuğun bedensel ve ruhsal olarak gelişimini engelleyecek şekilde ebeveyn, diğer yetişkinler devlet ve toplum tarafından kasıtlı olarak ve olmayarak geliştirilen davranışlar bütünüdür.

Çocuk İhmali Davranışları Nelerdir?
1-Bakım ve beslenme ihtiyaçlarının karşılanmaması.
2-Gerekli tıbbi müdahalelerin yapılmaması
3-Çocukların terk edilmesi ve yalnız bırakılması
4-Eğitim kurumlarına devamının engellenmesi ve devletin bu konuda takip yetersizliği

İhmal Türleri
1-Çocuğa sosyal imkânların sağlanmaması: eğitim, kurslar, sosyal, kültürel ve sportif aktiviteler, oyun, kendi yaşıtları ile bir arada olmasının engellenmesi, aşırı korumacılık
2-Cinsel anlamda çevre ve kişilere karşı korunmaması; pornografik yayınlar, cinsel eğitim ve gelişime ilişkin bilgi verilmemesi
3-Çocukla sevgi, saygı, güven gibi duygusal yakınlık kurulmaması, kişilerle ilişkilerinde yalnız bırakılması
4-Çocuğun bebeklik yıllarından 18 yaş dönemine kadar olan süreçte fiziksel, ruhsal ve tıbbi ihtiyaçlarının karşılanmamasıdır.

Çocuk İstismarı Davranışları Nelerdir?
Çocuk ebeveyn veya diğer yetişkinlerden gelecek olan kasti olan veya olmayan davranışları neticesinde zarar görmesidir. (Kaza durumu hariç)
Çocuk ebeveyn veya yetişkin davranışlarından ötürü mutlaka zarar görür

İstismar Türleri
1-Şiddet; aileden, öğretmenlerden, yetişkinlerden kaynaklanır. Ülkemizde çocukların %65,72 si ebeveynleri tarafından fiziksel istismara uğramaktadır.
2-Çıkar amaçlı kullanma; suç işleme kastı ile kullanma, maddi çıkar sağlama amacı ile çocuğun çalıştırılması, dilencilik ve fiziksel güç gerektirecek işler yaptırılması ve televizyon ve sinema filmlerinde gelişimin olumsuz etkileyecek şekilde ve çocuğun fiziksel ve ruhsal yapısını etki edecek rollerde ve uzun süreler oyuncu olarak çalıştırılması
3-Cinsel istismar; çocuğu kullanmak ve kullanılmasına izin vermek. Yoğun olarak aile ve akrabalar arasında gerçekleşir.
4-Duygusal istismar; aile tarafından dışlanma, eleştirilme, beğenilmeme, başka çocuklarla karşılaştırılma.
5-Uyuşturucu madde kullandırılması
Bağımlılık yapan maddelere çocukların ulaşma şekilleri
Boyalar, temizleyiciler, ayakkabı ve deri fabrikaları, emaye, muşamba ve gübre imalatında kullanılan kimyasallar, yapıştırıcılar, basımevi ve boyahanelerde mobilya ve oyuncak imalatında kullanılan kimyasallar. Bu tür fabrika, atölye gibi yerlerde çalıştırılan çocuklar bu kimyasal maddelere çok kolay ulaşabilmektedir.
Bu maddelerin etkileri; konuşma algılama bozuklukları, bilinç kaybı, karaciğer yetmezliği, tümör, böbrek ve akciğer kanseri, lösemi ve ölüm.
Tehlike Altında Olan Çocuklar
1-Bir yetişkinin koruma ve bakımı altında olmayan çocuklar
—;anne babası ölmüş çocuklar
—;anne baba tarafından terkedilmiş çocuklar
2-İhmal edilen ve toplumsal tehlikelere, suça ve kötü alışkanlıklara karşı korumasız bırakılan çocuklar
—;sokak çocukları
—;suç örgütlerince kullanılan ve fuhuşa sürüklenen çocuklar
3-İstismar edilen çocuklar
4-Savaş ve terör ortamında bulunan çocuklar
5-Hayatta kalabilmesi için gerekli ihtiyaçların karşılanmasından yoksun bırakılan çocuklar (sağlık, eğitim, bakım ve barınma)
6-İşkence, zulüm ve insan onuruna aykırı davranışlara maruz kalan çocuklar
7-Yaşamakta olduğu ülkede yasal ve idari engel bulunan azınlıklara mensup çocuklar
8-Mülteci çocuklar

Çocuğu İstismar Edenlerin Hukuki Sorumluluğu
Türk Ceza Yasası, Çocuk Koruma Yasası ve Ailenin Korunması Hakkında Yasalarının ilgili hükümlerince cezalandırılırlar.
İstismar veya ihmal eden kişiler çocuğun vasisi ise vesayeti velisi ise velayeti kaldırılır.
Çocuğa her ne şekilde olursa olsun zarar veren tazminat ödemekle yükümlüdür.
Zamanaşımı; çocuğun 18 yaşını bitirdiği gün başlar

İhmal veya istismara uğrayan çocuk için yapılması gerekenler
—;Cumhuriyet Savcılıklarına, adli kolluğa
—;SHÇEK, valilikler ve baroların çocuk hakları merkezlerine durum bildirilmelidir.

TCY’;na göre 12 yaşın altındaki çocukların cezai ehliyetleri yoktur ve bu çocuklarla ilgili olarak sanık veya şüpheli sıfatı ile yargılama yapılamaz.
12–;18 yaş arasında çocuklar ise Çocuk Mahkemeleri tarafından yargılanırlar.
Bunun yanında tüm çocuklara mağdur, şikayetçi, şüpheli veya sanık olmaları durumunda barolar tarafından bir avukat (http://www.hukuki.net/avukat_arama_motoru.asp) atanır.
Kaynak:1-Derya Kurtay-Sosyal Hizmet Uzmanı
2-İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi

Av.Duygu TEKAY
Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi

written by admin